Iğneadalı balıkçılarının işbirliği, civardaki doğanın kaderini değiştirdi
Ilimize bağlı Vize ilçesinde 2007 yılında yapımına başlanmış olan Traçim çimento fabrikasının, ürünlerini ihraç etmek amacıyla, Iğneada’ya yapılması planlanan liman nedeniyle harekete geçen balıkçılar, duruma onay veren ÇED raporunu Edirne Idare Mahkemesi’ne başvurarak iptal ettirdiler. Iptal kararıyla birlikte balıkçıların elele vererek yapmış olduğu bu girişim, Iğneda doğasına vurulacak büyük bir darbeyi de engellemiş oldu. Balıkçılar sanayi bölgesinden değil, yumuşak turzimden yana olduklarını belirttiler. Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, mahkeme sürecini ve ÇED raporundaki eksiklikleri dile getirdikleri açıklamasında şu cümlelere yer verdi:

Iğneada Körfezi biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yataklarını barındırmaktadır

“Traçim çimento fabrikasının ürünlerini ihraç etmek ve kömür tozu ithal etmek üzere Iğneada Körfezi’nde 60 dönümlük dolgu alanı ve 700 m. boyunda kazıklı yükleme boşaltma iskelesi yapılacağının duyulması üstüne bölge balıkçıları olarak harekete geçtik. Sadece Iğneada balıkçıları için değil, balık mevsiminde tüm Karadeniz balıkçıları için de çok önemli bir avlanma bölgesi olan Iğneada Körfezi ve kıta sahanlığı, biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yataklarını barındırmaktadır.

Ayrıca bölge doğal güzellikleri ve değerleri açısından da son derece dikkat çekici bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Yapılması düşünülen liman inşaatı yöreyi, yılda 120 bin kamyonun çimento ve kömür tozu taşıyacağı bir sanayi bölgesine dönüştürecektir.

Bu limanın, yılda en az 175 adet 3000-5000 tonluk geminin giriş çıkış yapacağı bir sanayi limanına dönüşmesi, hem doğayı hem de bu doğadan geçimini sağlayan ve olası yumuşak turizm gelişmesi içinde yeni geçim kaynakları bulacak insanları perişan edecek bir projeden öteye geçmeyecektir. Oysa Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2007 yılında Iğneada bölgesini turizm alanı olarak saptamış ve bu kararı Resmi Gazete’de yayımlamıştır. Işte bu gerçekler doğrultusunda hareket eden S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, 2007 yılında Edirne Idare Mahkemesi’nde liman inşaatına karşı dava açmıştır. Çünkü sadece balıkçılığa vereceği zararlar açısından bile son derece basiretsizce hazırlanan liman inşaatı ÇED (Çevreye Etki Değerlendirme) raporu yanlışlarla doludur.”

Açıklamanın devamında ÇED raporunun eksiklik ve yanlışları da şu maddelerle sıralandı:

ÇED raporunda yanıltıcı bilgiler vardır

“ÇED Raporu’nun denizle ilgili bölümünde, burada yaşadığı varsayılan ve zikredilen balıkların birçoğu Karadeniz’de bulunmamaktadır. Taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında hava kirliliği olmayacağı belirtilmiştir, ama detaylı bir hesaplama yapılmamıştır. Kıyı doldurmaları ekosistemlere büyük zarar veren işlemler olmasına karşılık raporda önemsenmemiştir. Deniz balıklarıyla ilgili değerlendirmeler yapılmamıştır. Oysa bölge birçok balık türünün beslenme ve üreme alanıdır. Deniz çayırları, uluslararası anlaşmalara göre korunması gereken deniz tabanındaki yaşama ortamlarının en önemlileri arasındadır. Körfezde varolan deniz çayırları (posidonia) liman inşaatından büyük ölçüde zarar görecektir. Deniz açısından bu son derece yetersiz kalan ÇED Raporu’nda, yapılacak dolgunun biyolojik çeşitliliğe etkisi yer almamaktadır. Karşı önlemlerin alınmasıyla bir tehlike olmayacağı varsayılan gemi kazaları ve olası petrol sızıntıları, aslında tüm limanlarda yaşanan ve deniz yaşamını olumsuz etkileyen sürekli bir tehdittir. Taşımacılığın başlamasıyla varolan karayolu trafiğinin % 38 düzeyinde artacağı, ağır taşıt sayısının ise bu günkünün 2,5 katına çıkacağı öngörülmüştür. Ancak rapordaki trafik tahminleri yanıltıcıdır ve oluşacak trafik baskısının çevre ve insanlara etkisi doğru biçimde incelenmemiştir. Muhtemel tepkileri önlemek için deniz dolgusunda kullanılacak malzeme ve ocaklar hakkında yanıltıcı bilgi verilmiştir. Limanın çevreye etkisi konusunda detaylı inceleme olmadığı gibi toz ve katı atık benzeri kirleticilerin denize ve sulak alanlardaki canlı yaşama muhtemel olumsuz etkileri gerçekçi ve bilimsel ölçüler doğrultusunda hesaplanmamıştır. Doğacak muhtemel sorunlara bilimsellikten uzak, temenni niteliğinde çözümler öngörülmüştür.

Sonuç olarak rapor bilimsel hatalar ve eksiklerle doludur. Bu durum bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden Edirne Idare mahkemesi 7 Aralık tarihinde, davacı S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi lehine karar vermiş ve ÇED Raporu’nu iptal etmiştir.”

Kalkınma hedefi yumuşak turizm olarak belirtiliyor

Mahkemenin iptal kararı ile birçok yönden olumsuz bir durumun önüne geçildiği kaydedilirken, bölgede yumuşak turizmle bir kalkınma modeline gidilmesi gerektiği vurgulandı. Buna yönelik olarakta şu açıklamalar yapıldı:

“Yıldız Dağları’nın eteklerinde bulunan Iğneada Beldesi ve Milli Parkı, son yıllarda pek çok koruma ve kalkınma projesiyle mercek altına alınmıştır. Ayrıca uzun-temiz kumsalları, Avrupa’nın en büyük subasar ormanlarıyla da turistik açıdan giderek artan bir ilgi odağı haline dönüşmektedir. En önemlisi de Tuna Nehri’nden inen yatların önünden geçip gittiği iyi değerlendirilmemiş bir sahil beldesidir.”

S.S.Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, korunması ve kullanılmasına sahip çıktıkları limanlarının balıkçı barınağının yanısıra uluslararası denizcileri kabul edebilecek bir yat limanı bölümüyle geliştirilmesini, karadaki hizmet binalarının iyileştirilmesini ve böylece gerek Limanköy’ün, gerekse yörenin kalkınmasında örnek bir yumuşak turizm çalışmasının başlatılmasını yetkililerden istediklerini belirttiler.

Gönderen Selcuk ASLAN 24 Aralık 2009 Perşembe 0 yorum

Yıldız Dağları Biyosfer Projesi 3. Değerlendirme Komitesi Toplantısı yapıldı

Aralık 2008 tarihinden bu yana ilimiz sınırları içerisinde yer alan Yıldız Dağları’nda 29 yerleşimi kapsayan Yıldız Dağları Biyosfer Projesi, çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Tam adı Yıldız Dağları’nda Doğal Kaynakların ve Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Geliştirilmesi Projesi olan projenin 3. değerlendirme komitesi toplantısı dün, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleşti.

Kırklareli Akkuş Kaya Hotel’de saat 09:00’da başlayan toplantıya Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Aldemir, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Genel Müdür- Komite Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Kemal Yalınkılıç, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Genel Müdür- Komite Başkan Yardımcısı Mustafa Akıncıoğlu, Dış Ilişkiler ve Avrupa Birliği Dairesi Başkanlığı Daire Başkanı- Komite Başkan Yardımcısı Dr. Cengiz T. Baykara, Bilgi Işlem Dairesi Başkanlığı Daire Başkanı- Komite Başkan Yardımcısı Ahmet Çivi, Orman Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ismail Belen, Orman Genel Müdürlüğü Harita ve Fotogrametri Müdürü Cemil Ün, Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü Planlama Uzmanı Erol Ohtamış, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sektör Yöneticisi Füsun Çiçekoğlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Milli Parklar Dairesi Başkanlığı Daire Başkanı Reyhan Akarsu, Bilgi Işlem Dairesi Başkanlığı GIS Şube Müdürü Etem Akgündüz, Il Çevre ve Orman Müdürü Fikri Erbaş, Il Çevre ve Orman Şube Müdürü Büşra Sevim, Araştırma Geliştirme Dairesi Başkanlığı Iç Anadolu Ormancılık Araştırma Müdürü Dr. Metin Karadağ, Araştırma Geliştirme Dairesi Başkanlığı Iç Anadolu Ormancılık Araştırma Müdürlüğü Biyolog Mehtap Öztekin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Peyzaj Yüksek Mimarı- Proje Yöneticisi Nihan Yenilmez Arpa ve proje teknik yardım ekibi katıldı.

Basına kapalı olarak geçen toplantının açılış konuşmasını Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Aldemir yaptı. Açılış konuşmasının ardından Proje Takım Lideri Dr. Michael Green, “Yıldız Dağları Biyosfer Rezervi’nin gelecekteki yönetimi için çerçeve” ve Proje Teknik Yardım Ekibi’nden Francis Hurst; “Topluluğa Dayalı Kaynak Yönetimi: Yıldız Dağları Biyosfer Rezervi’nin gelecekteki yönetimi” konularında sunum yaparak proje kapsamında somut bilgiler verdi. Sunumlardan sonra ise komite toplantısı katılımcıları ile kısa tartışma molası ile 2. Yönlendirme Komitesi’nin tutanağı ve buradan ortaya çıkan konular ve başlangıç raporları üzerinde duruldu.

Akabinde, Proje kapsamında Iş Planı doğrultusunda Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar- DKMPGM Genel Müdür Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Mustafa Akıncıoğlu- DKMPGM Peyzaj Yüksek Mimar ve Proje Yöneticisi Nihan Yenilmez Arpa’nın slayt sunumları gerçekleşti. Yapılan sunumlardan sonra Yıldız Dağları Biyosfer Projesi konsorsiyum şirketleri Agrer (Belçika), Agrin (Türkiye) ve Agrin SPA (Italya) şirketleri temsilcileri tarafından, “Proje uygulamada gelinen ilerleme” konulu sunum yapıldı.

Sunumların sona ermesi ile uygulamayla ilgili temel konularla ilgili tartışma yapıldı. Bu kapsamda eğitim merkezi ve eğitim programı konuları görüşüldü. Toplantı, Yönlendirme Komitesi kararları ve imzalanmasının ardından son buldu. Program öğle yemeğinin ardından 3. değerlendirme komitesi toplantısı katılımcılarının iştirakı ile Çukurpınar Köyü’ne araçlarla hareket edilmesi ile devam etti. Avrupa Komisyonu’nun mali desteğiyle Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen proje, önümüzdeki Kasım ayının bitmesi ile son bulacak. Akabinde ise proje çıktıları Unesco’ya verilerek, Yıldız Dağları Biyosfer Rezerv alanı olarak önerilecek. Eğer proje kabul edilirse Ilimiz sınırları içinde yer alan Yıldız (Istranca) Dağları Artvin’in Macahel Bölgesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci biyosfer rezervi olmuş olacak.

Gönderen Selcuk ASLAN 1 Kasım 2009 Pazar 0 yorum

Göçmen Doğanlar İçin Tehlike Çanları Çalıyor
Dünya Kuş Gözlem Günü bu yıl “Göçmen Doğanlar” temasıyla tüm Avrupa’da kutlanacak. Ülkemizde Ankara, Balıkesir, Hatay, İstanbul, İzmir, Kars, Muğla ve Samsun illerinde kuş gözlemcileri ve doğa meraklıları, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde gördükleri kuşları kaydederek Doğa Derneği’ne gönderecekler. Tüm Avrupa’da aynı günlerde gerçekleşecek bu etkinlikle binlerce insanın gözü gökyüzünde göçmen kuşlarda olcak.

Göçmen kuş türlerinin hızlı azalışlarını durdurmak için, Dünya Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) tarafından “Göçmen Doğanlar” kampanyası 2009 yılında başladı. Doğa Derneği Dünya Kuş Gözlem Günü Gönüllü Ulusal Koordinatörü Zeynep Yurtkuran, bu yıl 3 ve 4 Ekim tarihlerinde kutlanacak Dünya Kuş Gözlem Günü’nün bu kampanyanın bir parçası olarak tüm Avrupa’da 30’den fazla ülkede aynı zamanda kutlanacağını söyledi. Doğa Derneği Dünya Kuş Gözlem Günü etkinlikleriyle göçmen kuşlar hakkında Türkiye’de birçok insanın kuşlar ve karşı karşıya oldukları tehditler konularında bilgilenmelerini amaçlıyor.

Doğa Derneği Bilim Koordinatörü Dr. Özge Balkız’ın yaptığı açıklamaya göre son 30 yılda Afrika, Ortadoğu ve Avrupa’dan geçen göçmen kuşların %40’dan fazlası azaldı. Bu kuşların %10’unun nesilleri, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) değerlendirmelerine göre tüm dünyada tehdit altında (CR, EN, VU) veya tehdit altına girmeye yakın (NT) durumda. Dr. Özge Balkız şunları söyledi: “Göçmen kuşlar her yıl hayatta kalabilmek için dağlara, okyanuslara, çöllere ve fırtınalara göğüs geriyorlar. Göçmen kuşların dinlenmek ve enerji toplamak için zaman geçirdikleri doğal yaşam alanlarını gökdelen misali yüksek binalar inşa ederek, enerji hatları kurarak yok ediyor ve kuşları yasadışı avlıyoruz. Aslında bu yaptığımız sadece kuşları değil, kendi yaşam kaynaklarımızla birlikte geleceğimizi de yok etmek. Kuşları gözlemlemek, onların yaşam alanlarını korumak ve yaşamlarına saygı duymak aslında tüm canlıların ortak yaşam kaynağını korumak anlamına geliyor.”

Dünya Kuş Gözlem Günü kapsamında ülkemizde yapılacak etkinlikler aşağıdaki gibidir:

Ankara:
Doğa Derneği (DD), Çankaya Belediyesiyle işbirliği içinde 4 ekim günü 13.00-17.00 saatleri arasında Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bir dizi etkinlik düzenleyecektir. Film gösterimi, sunumlar, fotoğraf gösterisi ve söyleşi haricinde kurulacak stant ile ziyaretçilere kuşlar, kuş göçleri, kuş gözlemciliği ve doğa koruma çalışmaları hakkında bilgilendirme yapılarak poster ve broşürler sergileyecektir. Bu etkinlik haricinde ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu ve Hacettepe Kuş Gözlem Topluluğu 3-4 Ekim tarihlerinde katılımcıları için kuş gözlem gezileri düzenleyeceklerdir.

Balıkesir:
Ayvalık Kuş Gözlem Topluluğu düzenleyeceği kuş gözlem gezisiyle katılımcılara kuşlar, kuş gözlemciliği ve yaşam alanlarıyla ilgili bilgiler verecekler.

Hatay:
Subaşı Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri 3 Ekim tarihinde Ziyaret Dağı’nın Dağdüzü ve Karacurun köyleri arasında kalan bölümde kuş gözlem gezisi 08.00-17.00 saatleri arasında kuş gözlem gezisi düzenleyecekler ve göçmen kuşları izleyecekler.

İstanbul:
İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri 3 ve 4 Ekim tarihlerinde 10.00-17.00 arası Büyük Çamlıca Tepesi’nde katılımcılarını ağırlıyor olacak. Her yıl yüzlerce süzülen kuş, İstanbul üzerinden göç eder. İstanbul süzülen kuş göçünü görmek isteyenler için eşsiz bir imkân sunuyor.

İzmir:
İzmirli Kuş Gözlemcileri, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Gediz Deltası’nda (İzmir Kuş Cenneti) kuş gözlem gezisi düzenleyerek katılımcılarına Gediz Deltası’nın muhteşem güzelliklerini belgesel tadında izlemeyi vaad ediyor. Ayrıca Homa Dalyanı’nda yapılacak çöp toplama etkinliğiyle de alanın kirini bir nebze de olsa temizlemeyi planlıyor.

Kars:
Kuzey Doğa Derneği bu yıl 3 ve 4 Ekim tarihlerinde ikincisini düzenleyeceği Kars –Iğdır Doğa Festivaliyle katılımcılarına bölgenin doğasını tanıtacak. Festival kapsamında katılımcılar yapılacak kuş gözlem gezileriyle bölgedeki en güzel doğal alanlarda kuş gözlemi yapma şansına erişecekler.

Muğla:
Fethiye Turizm Tanıtım Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı düzenleyecekleri II. Fethiye Kuş Gözlem Günleriyle katılımcılarını sulakalanlar, kuşlar, doğa koruma ve kuş fotoğrafçılığı konularında bilgilendirecekler. 1 Ekim’de başlayan etkinlikler 4 Ekim’e kadar sürecek.

Samsun:
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü tarafından organize edilecek etkinlikler kapsamında Samsunlu doğa severler 3 Ekim’de Kızılırmak Deltası’nda kuş gözlemi yapma fırsatı bulacaklar. 4 Ekim’deki etkinliklerse Doğu Park’ta düzenlenecek.

Detaylı bilgi için:
Zeynep Yurtkuran - zeyurt@gmail.com - 0538 524 83 95
Eray Çağlayan - eray.caglayan@dogadernegi.org - 0312 481 25 45

Gönderen Selcuk ASLAN 4 Ekim 2009 Pazar 0 yorum




Avrupa birliği, know-haw’larını, kaynaklarını ve kaderlerini tedricen birleştirmeye karar alan 27 üye-ülkeden oluşmaktadır. Hepsi beraberö 50 seneden bu yana devam eden buyumede, kültür, hoşgörü ve ferdi özgürlüğü koruyarak, istikrar, demokrasi ve sürdürebilir gelişme bölgesini olusturamayı başarmışlardır.
Avrupa Birliği başarılarını ve değerlerini, sınırları dışında bulunan ülkeler ve milletler ile paylaşma ideasını takip etmektedir.
Avrupa Birliği’nin yürütme organı
Avrupa Komisyonu’dur.

Bölgesel gelişme ve bayındırlık bakanlığı “Istranca/Yıldız dağları bölgesinde sürdürülebilen gelişmeyi teşvik etmek” projesini uygulamaktadır. Bu proje, Agrifor Konsult (Belçika) ve ACG Ltd. (Bulgaristan) sirketlerinden oluşan, konsorsiyum tarafından gerçekleştirilmektedir.

Proje, Özellikle Istranca-Sakar bölgesine odaklı olarak, Türkiye ile sınır ötesi işbirliği için Bulgaristan tarafındaki bölgelerde (Burgas, Yambol, Haskovo) uygulanmaktadır. Faaliyetler, Kasım 2008 tarihine kadar yerine getireleceklerdir.

Proje yararlanıcıları:
Tarım ve iaşe bakanlığı; “Çevre ve su” – Bölgesel Teftiş - Burgas; “Istranca” Doga parkı Müdürlüğü; Bulgaristan – Türkiye sınır ötesi işbirliği bölgelerınde kı beledıyeler, projenin kapsadığı genel bölge Istranca–Sakar – Malko Tırnovo, Tsarevo, Primorsko, Sredets, Elhovo, Bolyarevo, Topolovgrad, Svilengrad, Lyubimets belediyeleri; Alt eksen 431-2: “Potansiyel yerel inisiyatif grupların bölgeleri için bilgilenmek ve toplumsal faaliyet elde etmek”, Kırsal bölgeleri gelistirmek programının Lider ekseni ile ilgili destek için başvuruda bulunan ve kazanan, potensiyel yerel inisiyatif grupları



Projeyi yerine getirmekte olan ekip ad ve soyadları aşağıda bulunan eksperlerden oluşmaktadır:

  • Snejana Kostadinova – ekip başkanı ve kalıcı gelişme eksperi;
  • Evgeniya Yordanova – ekip başkan yardımcısı ve köy bölgelerinde gelişme eksperi;
  • İlina Konakchieva – ilgili tarafların katılım eksperi;
  • Andrew Sillitoe – kalıcı ormancılık ve toprak yararlanması eksperi;
  • Stoyan Mihov – biyolojik çeşitlilik ve doğayı koruma eksperi;
  • Kalin Tsekov – denetim eksperi.

Proje:

  • Kalıcı Gelişme Planının hazırlanması,
  • Bulgar-Türk “Yeşil Ağı”nın kurulması,
  • PHARE – Bulgaristan-Türkiye arasında sınır ötesi işbirliği (SÖİ) – GRANT ŞEMASI çerçevesindeki projelerin denetimi,
  • Enformasyon işleri gerçekleştirilmesi olmak üzere dört esas aşamada gerçekleştirilecek işler kapsamına almaktadır

Indirilebilecek belgeler

  • KALICI KALKINMA: Stranca-Yıldız’ın bugünü ve yarını için yararlı girişim download

Gönderen Selcuk ASLAN 25 Eylül 2009 Cuma 0 yorum



Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM)’nin 25-27 Eylül 2009 tarihleri arasında İstanbul’da düzenleyeceği “Sivil Sesler Festivali” sivil toplum örgütlerinin festivali olmak üzere yola çıktı. Bu yıl ilki düzenlenecek olan festivalin teması ‘Sivil Toplum ve Değişim’, amacı ise daha örgütlü ve güçlü bir sivil toplumun oluşmasına olanak sağlamak için sivil toplum örgütlerinin bir araya gelmesini ve çalışma alanlarında yarattıkları değişimin görünür olmasını sağlamak. Yürütmekte olduğumuz ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen ‘Türkiye’de Sivil Toplumun Gelişiminin ve Sivil Diyaloğun Gelişmesinin Desteklenmesi’ projesi kapsamında gerçekleşecek olan festivalin sizlerin de desteği ile görünürlüğünü ve sürdürebilirliğini sağlamak ise en büyük amacımız...

Gönderen Selcuk ASLAN 15 Eylül 2009 Salı 0 yorum


Tehlike çanları Dupnisa için çalıyor

İlimiz Demirköy İlçesi Sarpdere Köyü’ne 5 kilometrelik mesafede yer alan Dupnisa Mağarası’nda yapılan sosyal tesis çalışmaları, mağaranın doğallığına gölge düşürüyor. Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından turizme açıldığı ilk dönemlerde “Doğal Sit Alanı” ilan edilen Dupnisa Mağarası’nda, son aylarda yapılan turizm alt yapı çalışmalarının belirtilen kıstaslara ters olarak sürmesi, ziyaretçilerin tepkisine çoktan yol açmış durumda. 11 Haziran 2009 Perşembe günü yapılan ihale ile mağara çevresindeki 22 Bin Metrekarelik alan sosyal tesis hizmetlerinde kullanılmak üzere yıllığı 6 Bin Türk Lirası’ndan 5 yıllığına Pınarhisarlı Hotel İşletmecisi Ziyaettin Yörkçüoğlu’ya verildiği biliniyor.

İhale kuralları çiğnendi

Fakat her nedense Yörükçüoğlu, ihaleyi kazandıktan kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada, yapacakları sosyal tesislerde sadece prefabrik yapıya yer vereceklerini ve doğaya hiç bir şekilde zarar vermeyeceklerini belirtmesine rağmen, tamamen beton ve tuğladan yaptığı ilk sosyal tesis olan büfe ve dinlenme salonu ile ihalede yer alan maddeyi çiğnemiş oldu. Dupnisa Mağarası’nın hemen yanı başına ihale sözleşmesine uygun olmayan ve hiç bir peyzaj özelliği taşımaması sebebi ile “Ahıl”a benzetilen bu “Çirkin Yapı” mağarayı ziyarete gelenlerle birlikte, sivil toplum kuruluşları, Üniversite öğretim üyeleri, doğaseverler ve müdavimler tarafından hiç hoş karşılanmazken, Il Özel Idaresi’nin ihaleye verdiği alan adeta bir “doğa katliamı”na sahne oluyor.

Prefabrik yapı nerede?

Dupnisa Mağarası ihalesini kazandıktan sonra Ziyaettin Yörükçüoğlu yaptığı konuşmasında şunları kaydetmişti; ”Doğayı bozmadan şartnamedeki şartlara uygun olarak çalışma yapacağız. Amacımız bu sayede Dupnisa Mağarası’nı turizme kazandırmaktır. Çalışmalarımıza en kısa zamanda başlayacağız.” Ihale kurallarında yer alan bir çok maddeden birisi olan Prefabrik(taşınabilir) yapıya sadece izin verilmesi ve kesinlikle betonarme bir yapılanmaya gidilmemesi ibarelerini yıkan bu yapı, Dupnisa’nın makus kaderine de kara bir leke olarak düştü.

Mağara’nın ihalesini aldıktan sonra araç park edilen yerler ücretli otoparka dönerken, ihale öncesi mağaradaki tek sosyal tesis olan tuvaletler ise hiç bir ıslah çalışması yapılmadan yine ihaleyi alan kişiler tarafından ücretli hale getirildi. Ücretli hale getirilen tuvaletlerde de diğer betonarme yapı gibi başıboşluk mevcut. Bu doğrultuda tuvaletlerin rutin aralıklarla temizlenmesi gerekmesine rağmen, akşamdan akşama temizlenmesi hijyensiz bir ortam yaratırken, ziyaretçilerin uygunsuz ortamda para ödeyerek ihtiyaçlarını gidermesi ise bir diğer tepki konusu.

Bunlarla birlikte Sarpdere Köyü ile Dupnisa Mağarası arasındaki 5 kilometrelik stabilize yolun asfaltlanmaması, mağarayı ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlerin toz- toprak arasında yol almasına neden oluyor. Trakya’nın turizme açılan ilk ve tek mağarasındaki çalışmalar, ileri gideceğine geri gidiyor. Bu gidişatla Dupnisa Mağarası’nın doğal güzelliğinin ve cazibesinin 3- 5 yıl içerisinde yok olmasından korkuluyor. Dupnisa Mağarası çevresinde hiç gerek yokken betonlaşmaya gidilmesinin, Sivil Toplum kuruluşlarını harekete geçirdiği ve konunun yargıya taşınacağı en çok bilinen söylentiler arasında.

Gönderen Selcuk ASLAN 2 Eylül 2009 Çarşamba 0 yorum



Kırklareli Turizm Alt Yapı Hizmet Birliği kurulması konusunda ilk toplantı yapıldı

Kırklareli Il Genel Meclisi tarafından ilimizde turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi amacıyla, Kırklareli Il Genel Meclisi’nde görüşülen ve Ağsutos ayında kurularak faaliyete geçirilmesi makmca uygun görülen ve karara bağlanan Kırklareli Turizm Alt Yapı Hizmet Birliği ile ilgili ilk toplantı dün Kırklareli Il Özel Idaresi Il Genel Meclisi salonuda gerçekleşti.

Kırklareli Il Genel Meclisi Başkanı Tuna Soykan ve Meclis üyelerinin ortak görüşleriyle planlanan toplantıya “Kırklareli Belediye Başkan Yardımcısı Ünal Başkur, Demirköy Belediye Başkanı Muhlis Yavuz, Iğneada Belediye Başkanı Tahir Işık, Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ertuğrul Ziya Çetintaş, TÜRSAB Il Temsilcisi Trakya Turizm Derneği Başkanı Ali Korur Kırklareli Üniversitesi Pınarhisar Meslek Yüksekokulu Müdürü Levent Günaydın, Kırklareli Anadolu Hotelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Müdürü, Demirköy Doğayı ve Kültürel Değerleri Koruma Tanıta Derneği Başkanı Sırrı Tayan, Kırklareli’nde hizmet veren seyehat acentası yetkilileri, otel ve restaurant sahiplerinin katıldı. Gerçekleşen toplantıda Kırklareli Turizm Alt Yapı Hizmet Birliği’nin kurulması ve bu birliğin kurulmasından Kırklareli’nin ne şekilde faydalanacağı konusunda görüş alışverişlerinde bulunuldu.

Toplantıda ilk olarak bir açılış konuşması gerekleştiren Kırklareli Il Genel Meclis üyesi Aydın Karakoç toplantının hakkında slayt gösterisi eşliğinde gerçekleşen sunum ile toplantıya katılanlara açıklayıcı bilgiler verdi.

Daha sonra ise toplantıya katılanlar sırasıyla söz alarak görüşlerini belirttiler.

Özellikle Iğneada ve Demirköy’de turizm’in geliştirilmesi yönünde çok fazla çalışma olduğu konuşulurken söz alarak konuşan Iğneada Belediye Başkanı Tahir Işık “Iğneada’da sezon sadece üç ay.

Biz Kırklareli’nden Iğneada’ya bir fayda göremiyoruz. KırklareliI’nin gündeminde Iğneada yok. Iğneada’ya tatile gelenlerin %70’i Istanbul’dan, diğer bölümü ise Tekirdağ, Lüleburgaz ve çevre ilçelerden.

Kırklareli’nden Iğneada’ya gelen misafir sayısı çok az. Iğneada’da Milli Parklar tarafından korunmaya alınan Longoz ormanları, ve çeşitli doğal güzellikler var. Fakat bildiğiniz gibi Iğneada’nın büyük bir yol sorunu var. Bu sorun eski Valililerimizden Ismet Metin zamanında gündeme gelmiş ve yolların yapılmasına karar verilmişti. Fakat Valimiz gidince yollarımızda olduğu gibi kaldı. 2009 yılında yat limanı yapılacak olan yerler arasında Iğneada’da var. Ben bu projeye son derece olumlu bakıyorum. Buraya yat limanı yapılması halinde günde yaklaşık 30 tane yat limanımıza yanaşacaktır. Buraya dört tane memurun gelmesi bile bizim nüfusumuzu arttırıyor. Kışın 2000 olan Iğneada nüfusu yazın 20 bin’e yükseliyor. Burada artık birşeyler yapılmasının zamanı geldi diye düşünüyorum.

Fakat aramızda kopukluklar var. Kırklareli gündeminde Iğneada yok, Kırklareli’ninde Iğneada’ya bir faydası yok. Iğneada’da geçtiğimiz yıllarda çok güzel tanıtımlar yapıldı. Bunun için tanıtım filmleri, broşürler vb. şeyler hazırlanarak dağıtıldı. Özellikle Longoz ön planda oldu. Longoz var ama bizler dahil Longoz’a giremiyoruz. Buralara girmeye bir patika yolumuz bile yok. Gelenlere ancak Longoz’u yol kenarlarından gösteriyoruz. Bu yerleri turistlere sunamıyoruz.

Bu bağlamda eksiklerimiz çok fazla. Il’den bize verilen birşey yok, yine aynı şekilde devletten verilen birşey yok. Yine beldemizde yapımının büyük bir kısmı tamamlanarak sonlarına gelinen 5 yıldızlı hotelimiz bayramda açılacak. Burası için iskele isteniyor.

IDO’nun buraya günlük olarak Istanbul’dan sefer yapması isteniyor. Bunun için acil önlem alınarak Iğneada ve çevresinde turizime canlılık getirecek olan bu çalışmaların faaliyete geçirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Ben kurulacak olan Kırklareli Turizm Alt Yapı Hizmet Birliği’nin Kırklareli ve çevresi için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bu konuda görev yapan Kırklareli Il Genel Meclisi’ne teşekkür ediyorum.” dedi.

Iğneada Belediye Başkanı Tahir Işık’ın konuşmasının ardından ise Demirköy Doğayı ve Kültürel Değerleri Koruma Tanıta Derneği Başkanı Sırrı Tayan söz alarak Dupnisa Mağarasının Kırklareli’nin turizminin gelişmesi için büyük bir alternatif olduğunu ifade ederek “Bu yıl Dupnisa mağarasını ziyaret eden sayısı 30 bin kişi. Bunun dışında Demirköy’de tarihi Fatih Dökümhanesi bulunuyor. Burada Üniversiteler tarafından kazılar yapılıyor. Buralara daha fazla önem verilerek turizm canlandırılabilir.” dedi.

Toplantıya katılan Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ertuğrul Ziya Çetintaş ise konu ile ilgili olarak “Kırklareli’nde bu birliğin kurulmasının oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Böyle bir ortamda sizlerle birlikte bu toplantıyı gerçekleştirmiş olmamamızında ilerisi için son derece faydalı olacağını düşünüyorum.

Burada arkadaşlarımız Kırklareli’nin doğal güzelliklerinin, tarihi yerlerinin ve geleneksel lezzetlerinin turizme kazandırılması konusunda yaklaşık 25 tane madde belirlediler.

Benim düşüncem ilk olarak bu birliğin kurulması ile ilgili tüzüğün hazırlanmasıdır. Daha sonra ise yapılacak olan çalışmalar için bir yol haritası çıkarılmalıdır.” dedi.

Son olarak ise Kırklareli Belediye Başkan Yardımcısı Ünal Başkur konu ile ilgili olarak “Böyle bir çalışmadan dolayı Kırklareli Il Genel Meclisi’ne teşekkür ediyorum.

Bu çalışmanın Kırklareli’nin turizminin gelişmesi açısında son derece faydalı olacağını düşünüyorum. Bizlerde Kırklareli Belediyesi olarak bu konuda üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız.” dedi.

Toplantı sonrasında toplantıya katılan tüm davetlilere teşekkür eden Kırklareli Il Genel Meclisi Başkanı Tuna Soykan Il Genel Meclisi’nin bu konuda yapılacak çalışmalarını hızlandıracağını ifade etti.

Gönderen Selcuk ASLAN 0 yorum

Subscribe here